Gazze ve Kıyamet Saati: Evanjeliklerin Karanlık Planı


Gazze ve Kıyamet Saati: Evanjeliklerin Karanlık Planı

Dünya tarihinin en çetin dönemlerinde, insanlık kendi yıkımına ne kadar yaklaştığını anlamak için sembollere sarıldı. İşte bu sembollerden en çarpıcısı “Kıyamet Saati” idi. Atom bilimcilerinin soğuk gerçeklerle kurduğu bu metafor, aslında sadece nükleer felaketin değil; adaletin, barışın ve insanlığın yok oluşuna dair bir uyarıydı. Her ileri atılan akrep ve yelkovan, insanlığın kendi elleriyle açtığı uçurumu hatırlatıyordu.

Bugün Gazze, bu saatin en korkutucu yüzünü göstermektedir. Bombaların gölgesinde, açlık ve susuzluğun kıskacında sıkışmış milyonlar, insanlığın vicdan terazisini bir kez daha sınamaktadır. Ancak bu trajedinin sadece politik ve askeri hesaplarla açıklanamayacağı bir gerçek.

Evanjelik Rüya: Kudüs Üzerinden Kıyameti Hızlandırmak

ABD’de kök salmış Evanjelik akımlar, Ortadoğu’ya bakarken sadece toprak ya da enerji hesabı yapmıyor. Onların bakışında Kudüs, Tanrı’nın planının merkezinde, dünyanın sonunun anahtarıdır. İnançlarına göre İsrail’in güçlenmesi, Kudüs’ün “tam kontrolü” ve çevresindeki halkların yok edilmesi, Mesih’in dönüşünü hızlandıracak. İşte bu yüzden Gazze’deki her yıkım, onların zihninde “ilahi planın” bir adımı olarak görülüyor.

Bu düşünce sadece bir teoloji meselesi değildir; küresel siyasetin damarlarına işlemiş, karar vericilerin politikalarını belirlemiş, büyük güçlerin stratejilerini yönlendirmiştir. Evanjelik lobi, ABD’nin Ortadoğu politikasında belki de en görünmez ama en etkili kartlardan biridir.

Gazze: İnsanlığın Ahlaki Testi

Gazze’de yaşananlar, sadece bir savaş değil; insanlığın geleceğini şekillendiren bir kırılma noktasıdır. Aç bırakılan çocuklar, hastaneleri vurulan siviller, dünyanın gözü önünde yapılan bu zulüm, aslında Kıyamet Saati’nin saniyelerini hızlandırmaktadır. Çünkü insanlığın en büyük yıkımı, nükleer bombalar değil; kaybolan vicdanıdır.

Eğer Gazze’deki acıya gözlerimizi kapatır, çıkar hesaplarının gölgesinde bu katliamı görmezden gelirsek, Kıyamet Saati’nin akrep ve yelkovanı sadece doğuya değil, hepimizin üzerine doğru koşacaktır.

Sonuç: Umudun ve Direnişin Saati

Karanlık planlara rağmen, Gazze aynı zamanda insanlığın direncini ve umudunu da temsil etmektedir. Her yıkıntının arasından çıkan çocuk sesi, her yeniden kurulan ev, her yazılan şiir ve çizilen resim, aslında Kıyamet Saati’ni geri çevirecek gücün var olduğunu haykırmaktadır.

Unutmayalım: Saatler bazen ileri gider, bazen geri alınır. İnsanlık bugün kendi kararını vermek zorunda: Gazze’nin çığlıklarını duyarak bu karanlık planları bozmak mı, yoksa akreple yelkovanın buluşmasına seyirci kalmak mı?



Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski