Gazze’de büyüyen çocuklar artık masal dinlemiyor.

Gazze’de büyüyen çocuklar artık masal dinlemiyor.

 

Savaşın en ağır yükünü her zaman en sessizler taşır. Ve bu çağda, o sessizlik çoğu zaman bir çocuğun yarım kalmış cümlesidir.

Bugün Gazze Şeridi üzerinde süren yıkım, yalnızca şehirleri değil; zamanın kendisini de paramparça ediyor. Okul zilinin sesi, yerini sirenlere bırakmış; defterlerin sayfaları, molozların arasında kaybolmuş durumda. Bir zamanlar harfleri öğrenen eller, şimdi ekmek kazanmak için taş taşıyor. Bu sadece bir savaş değil; bir neslin sistemli biçimde geleceğinden koparılmasıdır.

Resmî tahminlere göre on binlerce çocuk ya annesini, ya babasını, ya da her ikisini birden kaybetti. Bu sayı, yalnızca istatistiksel bir veri değildir; her biri bir hayatın, bir hikâyenin, bir ihtimalin yitimi demektir. Çocuklar artık çocukluklarını değil, hayatta kalmayı öğreniyor. Açlık, susuzluk ve barınaksızlık onların günlük gerçekliği haline gelmiş durumda.

Ve işte bu atmosferde, Ramazan Bayramı geldi.

Bayram… normalde umutla, neşeyle, yeni başlangıçlarla anılır. Ancak Gazze’de bayram, yalnızca takvimdeki bir işaretten ibaret kaldı. Yeni kıyafetler yok, bayram harçlığı yok, aile sofraları yok. Birçok çocuk için bayram, çalışarak geçirilen sıradan bir gün haline dönüştü. Çocuk işçiliği artık bir istisna değil, zorunluluk.

Bu manzara, yalnızca bir insani kriz değil; aynı zamanda ahlaki bir sınavdır. Uluslararası toplumun sessizliği, bu trajedinin görünmez ortağı haline gelmektedir. Çünkü bir çocuğun eğitimden kopması, yalnızca bugünü değil; yarının da kararması anlamına gelir. Eğitimsiz bırakılan her çocuk, geleceğin daha kırılgan, daha savunmasız bir dünyasına işaret eder.

Gazze’de büyüyen çocuklar artık masal dinlemiyor. Onlar, gerçekliğin en sert yüzüyle erken yaşta tanışıyor. Ve bu tanışma, insanlığın ortak vicdanına yöneltilmiş ağır bir sorudur: Bir çocuğun hayatı ne zaman siyasetin ötesinde bir değer kazanacak?

Bu sorunun cevabı ertelendikçe, kaybedilen yalnızca zaman değildir. Kaybedilen; umut, adalet ve insanlığın kendisidir.

Ve belki de en acısı şudur:
Bazı çocuklar bayramı beklemez artık…
Çünkü onlar, bir gün yeniden çocuk olabilecekleri bir dünyayı beklemektedir.

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski