Korkudan Uzak Bir Dünya
Nasıl bir gecedir insanı dinlendiren,
Yorgun omuzlardan yükleri usulca indiren,
Sessizliğiyle kalpleri iyileştiren,
Rüzgârı bile şefkatle esen bir gece...
Yıldızlar göğün koynunda birer umut gibi,
Ay, karanlığı değil huzuru taşıyor gibi,
İnsanlar başlarını yastığa koyduğunda
Yarın için kaygı değil, sevinç düşlüyor gibi.
Nasıl bir mutluluktur gözleri güldüren,
Yüzlerdeki çizgileri bahara çeviren,
Bir selamla çoğalan, bir tebessümle büyüyen,
Paylaşıldıkça eksilmeyen bir mutluluk...
Çocukların kahkahalarında yankılanan,
Yaşlıların dualarında ışık olan,
Yoksulun sofrasında bereket,
Yalnızın kalbinde dostluk olan bir mutluluk.
Nasıl bir gelecek insanlar için güzel,
Savaşların tarih kitaplarında kaldığı,
Silahların paslandığı,
Sınırların nefretle değil dostlukla aşıldığı,
İnsanın insana yalnızca insan olduğu için
Değer verdiği bir gelecek...
Kimsenin renginden, dilinden, inancından dolayı
Dışlanmadığı bir gelecek.
Nasıl bir dünyadır ki çocuklar, anneler, babalar
Gözyaşı yerine gülücükler salıyor güne,
Sabahlar korkuyla değil umutla başlıyor,
Akşamlar özlemle değil kavuşmayla doluyor.
Anne yüreği evladını beklerken titremiyor,
Babalar yarının kaygısıyla uykusuz kalmıyor,
Çocuklar oyun oynarken gökyüzüne bakıp
Patlayan bombaları değil, uçurtmaları görüyor.
Korkudan uzak bir dünya nasıl olur?
Belki bir çiçeğin açışı kadar sade,
Belki bir bebeğin gülüşü kadar temiz,
Belki de insanın insana yeniden inanması kadar mümkün.
Çünkü korku büyüdükçe karanlık çoğalır,
Sevgi büyüdükçe aydınlık çoğalır.
Bir el diğerine uzandığında
Binlerce duvar sessizce yıkılır.
O dünyada okul yolları güvenlidir,
Çocuklar çantalarında yalnızca kitap taşır.
Hiçbir küçük yürek,
Siren sesleriyle büyümez.
Masallar yarım kalmaz gecelerde,
Ninniler gözyaşına karışmaz.
Her evin penceresinden yükselen ışık
Mutlu bir hayatın habercisi olur.
O dünyada denizler daha mavi görünür,
Ormanlar daha derin nefes alır.
Kuşlar göç yollarında korkuya rastlamaz,
Nehirler savaşın gölgesini taşımaz.
İnsan, doğanın sahibi değil dostu olur;
Toprak bereketle, gök rahmetle dolar.
Yaşam, tüketilecek bir şey değil,
Korunacak bir emanet olarak görülür.
Nasıl bir gecedir insanı dinlendiren?
İşte böyle bir gecedir;
Vicdanların huzurla uyuduğu,
Kimsenin aç yatmadığı,
Hiçbir annenin evladına ağlamadığı,
Hiçbir çocuğun yetim kalmadığı bir gece...
Nasıl bir mutluluktur gözleri güldüren?
İşte böyle bir mutluluktur;
Bir insanın sevincini herkesin paylaşabildiği,
Bir insanın acısını herkesin hafifletmeye çalıştığı,
Kalplerin birbirine yabancı olmadığı
Büyük bir kardeşlik mutluluğu...
Nasıl bir gelecek insanlar için güzel?
İşte böyle bir gelecektir;
Bilimin insanlık için çalıştığı,
Adaletin güçlüden yana değil haklıdan yana olduğu,
Barışın yalnızca bir kelime değil
Gündelik hayatın nefesi olduğu bir gelecek...
Ve nasıl bir dünyadır ki çocuklar, anneler, babalar
Gözyaşı yerine gülücükler salıyor güne?
İşte o dünya,
İnsanlığın en güzel düşüdür.
Belki bugün uzakta görünür,
Belki yolları uzun ve çetindir.
Ama her iyilikte biraz daha yaklaşır,
Her merhamette biraz daha büyür.
Çünkü dünya,
Sevginin korkudan güçlü olduğuna inananların omuzlarında yükselir.
Ve bir gün,
Güneş bütün çocukların yüzüne aynı sıcaklıkla doğduğunda,
Anneler huzurla gülümsediğinde,
Babalar güvenle yarına baktığında,
İnsanlık nihayet diyecektir:
“İşte aradığımız dünya buydu;
Korkudan uzak,
Umuda yakın,
Sevgiyle kurulmuş bir dünya...” 🌿✨

0 Yorumlar