Yarım Asır Saklanan Bir Dosya ve Al-Majd Europe’un Sessiz Yolculukları
Tarih bazen cephelerde yazılır, bazen de kimsenin haritada işaretlemediği bir sokakta, tek bir kurşunla yön değiştirir. 1967 Arap–İsrail Savaşı’nın ardından Ortadoğu’da taşlar yerinden oynarken, binlerce kilometre ötede, Paraguay’da sıkılan bir kurşun; Gazze’nin kaderini sessizce ama derinden etkileyen gizli bir planı akamete uğratmış olabilir. Bu hikâye, resmî kayıtlarda yer almayan, otuz yılı aşkın süre kapalı kalan arşivler, yarım kalmış diplomatik temaslar ve bugün yeniden anlam kazanan izler üzerinden okunmayı hak ediyor.
1967 Sonrası: Haritaların Değil, Nüfusların Yeniden Çizilmesi
Altı Gün Savaşı’nın ardından İsrail, Gazze Şeridi üzerinde askerî kontrol sağlarken, bölgenin demografik yapısı da stratejik bir mesele hâline geldi. O dönem bazı İsrailli yetkililer ve güvenlik çevreleri içinde, Gazze’deki yoğun Filistinli nüfusun uzun vadede “yönetilemez” olduğu yönünde değerlendirmeler yapıldığı biliniyor. Çözüm olarak masaya konulan fikirlerden biri ise açıktan dile getirilmeyen, diplomatik kanallarda fısıltı hâlinde dolaşan bir senaryoydu: Filistinlilerin Gazze dışına, özellikle de Latin Amerika ülkelerine “gönüllü göç” adı altında yerleştirilmesi.
Bu plan resmî belgelerde açık bir politika olarak yer almadı. Ancak dönemin diplomatik yazışmaları, emekli istihbarat mensuplarının anıları ve bazı yabancı arşivlerdeki kırıntılar, İsrail’in Paraguay, Arjantin ve Brezilya gibi ülkelerle nabız yokladığını düşündürüyor.
Paraguay Dosyası ve Kırılma Anı
1970’lerin başında Paraguay, General Alfredo Stroessner yönetimi altında, Batı blokuyla yakın ilişkiler kuran; göç, tarım ve yerleşim projelerine açık bir ülkeydi. İddialara göre, İsrailli aracıların Paraguaylı yetkililerle yürüttüğü temaslar, Gazze’den sınırlı ama sembolik bir Filistinli nüfusun bu ülkeye yerleştirilmesini öngörüyordu. Plan, uluslararası kamuoyuna yansımadan, sessiz ve aşamalı biçimde hayata geçirilecekti.
Ancak bu süreç, Paraguay’da yaşanan siyasi nitelikli bir suikast ile aniden durdu. Hedef alınan kişi, bu temaslarda kilit rol oynadığı ileri sürülen bir devlet görevlisiydi. Sıkılan kurşun yalnızca bir hayatı değil, henüz resmiyet kazanmamış bir jeopolitik mühendislik girişimini de sona erdirdi. Ardından dosya kapandı, görüşmeler askıya alındı ve konu, devletlerin arşivlerinin en karanlık raflarına kaldırıldı.
Otuz Yıl Süren Sessizlik
Bu planın varlığı uzun süre akademik çevrelerde dahi konuşulmadı. Çünkü ortada imzalanmış bir anlaşma yoktu; sadece niyetler, taslaklar ve “olabilirlikler” vardı. İsrail açısından konu, uluslararası hukuk ve itibar riski taşıyordu. Paraguay açısından ise değişen rejimler ve iç siyasi öncelikler, dosyanın yeniden açılmasını anlamsız kılıyordu.
Ta ki, son yıllarda bazı tarihçiler ve araştırmacılar, Latin Amerika arşivlerinde rastladıkları diplomatik notları, tanıklıklarla birleştirene kadar.
Bugün: Al-Majd Europe’un Gizemli Yolculukları
Bu tarihsel gölge, günümüzde yeni bir merak dalgasıyla yeniden gündeme geliyor. Son dönemde Al-Majd Europe adıyla organize edilen, içeriği kamuoyuna net biçimde açıklanmayan bazı uluslararası ziyaretler ve temaslar, ister istemez geçmişteki bu planlarla karşılaştırılıyor.
Al-Majd Europe’un resmî açıklamaları, bu seyahatlerin “insani, kültürel ve akademik” amaçlar taşıdığını vurguluyor. Ancak rota seçimleri, görüşülen kurumlar ve zamanlama; özellikle Gazze’de yaşanan yeni insani felaketlerle birlikte değerlendirildiğinde, bazı soruları da beraberinde getiriyor:
- Tarih, farklı aktörlerle ve farklı kelimelerle mi tekrar sahneye konuluyor?
- “Gönüllülük” ve “insani çözüm” kavramları, geçmişte olduğu gibi bugün de nüfus mühendisliğini perdeleyen bir dil mi?
- Paraguay’da yarım kalan plan, başka coğrafyalarda başka biçimlerde mi sınanıyor?
Sonuç: Kurşunla Duran Planlar, Sessizlikle Yürüyen Fikirler
Paraguay’da sıkılan o kurşun, Gazze’den binlerce kilometre uzakta, bir halkın kaderine dair tasarlanmış bir planı durdurmuş olabilir. Ancak tarihin bize defalarca gösterdiği bir gerçek var: Planlar ölmez, sadece şekil değiştirir.
Bugün Al-Majd Europe etrafında oluşan belirsizlik, geçmişte saklanan dosyaların yeniden okunmasını zorunlu kılıyor. Çünkü Gazze meselesi, yalnızca bugünün savaş başlıklarından ibaret değil; yarım asırdır farklı masalarda, farklı isimlerle tartışılan büyük bir jeopolitik hikâyenin devamı.
Ve bazen, gerçeğe ulaşmak için en doğru yol, haritalara değil; unutulmuş arşivlere, susturulmuş tanıklara ve tarihin kenarına düşmüş küçük ama belirleyici anlara bakmaktır.
