Bir Başka Bahara Bırakma Mutluluğu

 

Bir Başka Bahara Bırakma Mutluluğu

Bir başka bahara bırakma mutluluğu…
Belki o bahar hiç açmayacak sana,
belki beklediğin çiçekler
hiç düşmeyecek avuçlarına.
Çünkü hayat,
ertelenmeyi sevenlere değil,
anı yaşamayı bilenlere gülümser.

Bugün gökyüzüne bak.
Bulutların arasından süzülen ışık,
yarının değil, bugünün armağanıdır.
Bugün esen rüzgâr,
yarının türküsünü değil,
şimdinin nefesini taşır.

Bir başka bahara bırakma sevgiyi…
Söylemek istediğin sözü bugün söyle.
Sarılmak istediğin insana bugün sarıl.
Çünkü yarın,
bazen geç kalan bir tren gibidir;
istasyona uğramadan geçip gider.

Bir başka bahara bırakma umutlarını…
Tohum, toprağa bugün düşerse
yarın filiz olur.
Ama cebinde saklanan tohumlar
ömür boyu yeşeremez.

Mutluluk,
uzakta kurulmuş bir şehir değildir.
Ne dağların ardında,
ne yılların ötesindedir.
O, bazen bir çocuğun gülüşünde,
bazen sıcak bir çayın buğusunda,
bazen de seni seven bir çift gözde saklıdır.

Ömrün uzun olduğunu sanma.
Saatler sessizdir,
ama durmadan eksiltir insanı.
Takvim yaprakları konuşmaz,
ama her düşüşlerinde
ömürden bir gün alırlar.

Bir başka bahara bırakma hayallerini…
Çünkü zaman,
bekleyenleri değil,
yürüyenleri ödüllendirir.
En güzel yollar,
ilk adımı atanların önünde uzanır.

Bugün kırgınlıklarını rüzgâra bırak.
Kin yerine merhameti,
öfke yerine tebessümü seç.
Kalbin hafifledikçe
hayatın yükü de azalacaktır.

Bir gün saçlarına kar yağacak.
Ellerindeki çizgiler çoğalacak.
Aynaya baktığında
yılların sessiz izlerini göreceksin.
İşte o gün,
keşke dememek için
bugünü cesaretle yaşa.

Çünkü hiçbir mevsim sonsuza dek sürmez.
İlkbahar da geçer,
yaz da solar,
sonbahar yapraklarını savurur,
kış da sessizce gelir.
Ama insanın içinde yeşeren umut,
mevsimlere bağlı değildir.

Bir başka bahara bırakma mutluluğu…
Belki de beklediğin bahar sensin.
Senin gülüşünle yeşerecek yollar,
senin sevginle çiçek açacak gönüller var.

Bugün yaşa…
Bugün sev…
Bugün affet…
Bugün şükret…
Çünkü hayat,
yarının belirsiz vaatlerinden değil,
bugünün nefesinden örülmüş en kıymetli emanettir.

Ve unutma…

En güzel bahar,
takvimde yazan değil;
kalbinde açandır.

Bir Başka Bahara Bırakma

Kasabanın en yaşlı bahçıvanı her ilkbahar aynı bankta oturur, açan erik ağaçlarını seyrederdi. Yanına gelen gençler ona hep aynı soruyu sorardı:

“Bu kadar çiçeğe bakınca ne düşünüyorsun?”

Yaşlı adam hafifçe gülümserdi.

“Bir zamanlar ben de her şeyi bir sonraki bahara bıraktım.”

Gençlerden biri merakla sordu:

“Nasıl yani?”

“Babamı ziyaret etmeyi… Anneme 'Seni seviyorum.' demeyi… Dostlarımla yeniden buluşmayı… Hayalini kurduğum yolculuğa çıkmayı… Hep 'Önümüzdeki bahar yaparım.' dedim.”

Adam bir dalın ucundaki beyaz çiçeği gösterdi.

“Sonra fark ettim ki baharlar geliyor, ama insanlar aynı bahara ulaşamıyor. Babam bir kış gecesi gitti. Annem beni beklediği pencereden son kez baktı. Dostlarım başka şehirlere savruldu. Ben ise elimde sadece 'Keşke'lerle kaldım.”

Rüzgâr usulca esti. Birkaç çiçek dalından kopup toprağa düştü.

Yaşlı adam eğilip çiçeklerden birini avucuna aldı.

“Bak,” dedi, “çiçek dalındayken güzeldir. Yere düştüğünde ise sadece bir hatıradır. Mutluluk da böyledir. Yaşanırken değerlidir; ertelendiğinde sadece anlatılan bir hikâyeye dönüşür.”

O sırada genç adam telefonunu çıkardı. Aylardır aramadığı annesinin numarasını çevirdi.

Karşıdan gelen ilk "Alo" sesiyle gözleri doldu.

Yaşlı bahçıvan sessizce gülümsedi. Bir insanın hayatı bazen büyük kararlarla değil, zamanında atılmış küçük bir adımla değişirdi.

O gün genç adam, mutluluğun bir sonraki baharda değil, bugün cesaret edilen bir iyilikte, söylenen bir güzel sözde ve uzatılan bir elde saklı olduğunu öğrendi.

Çünkü hayatın en büyük pişmanlığı, yaşayamadıklarımız değil; yaşamayı ertelediklerimizdir.

Yorum Gönder

0 Yorumlar