Bu çağ sessiz değil.
Ama gürültüsü dışarıdan değil, içeriden gelir. Bildirimlerin titreşimi cebimizde değil, zihnimizin derinliklerinde yankılanır. Her an bir şey vaat edilir: biraz haz, biraz heyecan, biraz kaçış. Ve biz, bu vaatlerin peşinde yürürken, fark etmeden kendimizden uzaklaşırız.
Dopamin çağında insan, artık arzularını takip etmez; arzuları tarafından yönetilir.
Arzu Sürekli Açtır
Dopamin, doymayı bilmez. Çünkü onun doğası sonuçla değil, arayışla ilgilidir. Ulaştığı hedefte oyalanmaz; hemen bir sonrakini işaret eder. Bu yüzden çağımızda tatmin kısa, yorgunluk kalıcıdır.
Bir görüntü biter, diğeri başlar.
Bir cümle okunur, diğeri yarım bırakılır.
Bir duygu hissedilir, sindirilmeden tüketilir.
Zihin, derinleşemeden hareket etmeye zorlanır. Ve hareket arttıkça, anlam azalır.
Sıkıntının Kaybı, Bilincin Kaybıdır
Eskiden sıkılmak vardı. Sıkıntı, düşüncenin eşiğiydi. İnsan, sıkıldığında içeriye dönerdi; sorular sorar, hayal kurar, beklerdi. Bugün sıkıntı bir kusur gibi algılanıyor. En küçük boşluk, en hızlı uyaranla dolduruluyor.
Oysa sıkıntıdan kaçan zihin, kendisiyle karşılaşmaktan da kaçar.
Dopamin çağının en büyük yoksunluğu haz değil; sessizliktir.
Hızın Ahlâkı Olmaz
Bu çağ hızlıdır ama bilge değildir.
Verimlidir ama derin değildir.
Bağlantılıdır ama bütün değildir.
Hız, düşünmeye izin vermez. Düşünce gecikme ister. Anlam, aceleye gelmez. Fakat algoritmaların ahlâkı yoktur; onlar yalnızca tepki ister. İnsan ise tepkiyle değil, tefekkürle insan olur.
Zihin sürekli uyarıldığında, hakikati ayırt etme yetisini yitirir. Her şey eşit derecede önemli, eşit derecede yüzeysel hâle gelir.
Hazdan Değil, Ölçüsüzlükten Yorulduk
İnsan hazdan yorulmaz; ölçüsüz hazdan yorulur. Sürekli parlayan ışık gözü kör eder. Sürekli konuşan ses anlamını kaybeder. Sürekli ödül, değeri sıfırlar.
Belki de yapılması gereken şey, daha fazlasını istemek değil;
daha azına dikkatle yaklaşmaktır.
Bir düşünceye uzun süre bakmak.
Bir cümlede durmak.
Bir duyguyu kaçmadan taşımak.
Bunlar bugün lüks değil, direniştir.
Son Söz: Yavaşlayan Zihin, Dirilen İnsan
Dopamin çağında yavaşlamak, geriye gitmek değildir. Aksine, insanın kendine doğru ilerlemesidir. Hazdan anlam üretilemez; ama anlam, hazzı yerli yerine koyar.
Zihin yorulduysa sebebi çok hissetmesi değil,
hiçbir şeyi yeterince derin hissetmemesidir.
Belki de şimdi yapılacak en cesur şey şudur:
Uyarana değil, çağrıya kulak vermek.
Hazza değil, manaya yönelmek.
Ve sessizliğin, hâlâ söyleyecek çok sözü olduğunu hatırlamak. Devamını oku 👈
