Gazze’de ilan edilen ateşkes, kâğıt üzerinde bir suskunluk vaat ediyordu. Ancak sahada yankılanan gerçek bambaşka: saldırılar sürüyor, hastaneler ise sessiz bir felaketin tam ortasında ayakta kalma mücadelesi veriyor. Bombaların gölgesinde çalışan doktorlar, yalnızca yaralı bedenlerle değil; açlık, susuzluk ve ilaçsızlıkla derinleşen bir tıbbi krizle karşı karşıya.
Ateşkesin Ardındaki Kırılgan Gerçeklik
Ateşkes, çatışmaların durması için bir eşik olmalıydı. Oysa Gazze’nin farklı noktalarından gelen haberler, hava saldırıları ve topçu atışlarının aralıklarla devam ettiğini gösteriyor. Bu kırılgan ortam, siviller için güvenli alanları daha da daraltırken, sağlık altyapısını geri dönülmesi zor bir noktaya itiyor. Her yeni saldırı, zaten sınırlı olan kaynakları biraz daha tüketiyor.
Hastaneler: Direnişin Sessiz Merkezleri
Gazze’deki hastaneler bugün yalnızca tedavi merkezleri değil; insan onurunun savunulduğu son kaleler. Elektrik kesintileri, temiz suya erişimdeki aksaklıklar ve tıbbi malzeme yokluğu, doktorların her kararını hayati bir tercihe dönüştürüyor. Ameliyathanelerde ışık kısıtlı, yoğun bakımlarda cihazlar yetersiz. En temel ilaçların dahi bulunamaması, hekimleri imkânsız seçimlerle baş başa bırakıyor.
Açlık ve Susuzluğun Tıbbi Yüzü
Kriz yalnızca bombaların açtığı yaralardan ibaret değil. Gıda ve su kıtlığı, özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalar üzerinde yıkıcı etki yaratıyor. Yetersiz beslenme, enfeksiyonlara direnci düşürüyor; temiz su eksikliği ise salgın riskini artırıyor. Doktorlar, tedavi ettikleri hastalıkların kökeninde artık giderek daha fazla “yoksunluk” görüyor.
Sağlık Çalışanlarının Yükü
Gazze’de görev yapan sağlık çalışanları, mesleki sorumluluklarının ötesinde insani bir yük taşıyor. Kimi zaman günlerce hastaneden ayrılamıyor, kimi zaman kendi ailelerinin güvenliğinden emin olamadan çalışıyorlar. Buna rağmen beyaz önlükler, kararlılığın ve umudun sembolü olarak ayakta kalıyor. Her kurtarılan hayat, tüm imkânsızlıklara rağmen atılmış sessiz bir imza gibi.
Uluslararası Topluma Düşen Sorumluluk
Bu tablo, yalnızca bölgesel bir trajedi değil; küresel vicdanın sınavıdır. Ateşkesin gerçek anlamda uygulanması, insani yardımın kesintisiz ulaştırılması ve sağlık altyapısının yeniden ayağa kaldırılması için uluslararası toplumun kararlı adımlar atması gerekiyor. Aksi halde Gazze’deki kriz, yalnızca bugünün değil, yarının da yarası olarak derinleşecek.
Gazze’de doktorlar hâlâ zamanla yarışıyor. Her nabız, her soluk, her umut kırıntısı; savaşın gürültüsü içinde duyulmayı bekleyen bir çağrı. Bu çağrı, silahların susmasını ve insanlığın konuşmasını talep ediyor. TRT WORLD 👈
