Sudan’da zaman artık takvimlerle değil, acıyla ölçülüyor. Ordu ile Hızlı Destek Güçleri (RSF) arasındaki çatışmalar bininci gününe ulaşırken, geride kalan tablo bir savaş istatistiğinden çok daha fazlasını anlatıyor: kırılmış hayatlar, kaybolmuş çocukluklar ve sessizce tükenen bir umut. UNICEF’in yayımladığı son rapor, Sudan halkının –özellikle de çocukların– maruz kaldığı insani yıkımın boyutlarını tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor.
Bin Günlük Savaşın Ağır Mirası
Bin gün… Bu süre zarfında milyonlarca insan evini terk etmek zorunda kaldı, şehirler altyapısız kaldı, okullar ve hastaneler hedef haline geldi. Çatışmalar yalnızca silahların konuştuğu alanlarla sınırlı kalmadı; gıda tedarik zincirleri çöktü, temiz suya erişim kesildi ve sağlık sistemi neredeyse felç oldu. Sudan, sessiz ama derin bir insani felaketin içine sürüklendi.
Çocuklar: Savaşın En Savunmasız Tanıkları
UNICEF raporu, savaşın çocuklar üzerindeki yıkıcı etkisini merkezine alıyor. Milyonlarca çocuk eğitimden mahrum, yüz binlercesi ise akut yetersiz beslenme riskiyle karşı karşıya. Aşı programlarının aksaması, önlenebilir hastalıkları ölümcül bir tehdide dönüştürüyor. Çocuklar artık yalnızca bombalardan değil; açlıktan, hastalıktan ve ihmâlden de kaçmaya çalışıyor.
Bazı yardım kuruluşları için en sarsıcı gerçek şu: Sudan’daki pek çok çocuk için müdahale penceresi kapanmak üzere. Geciken her yardım, geri dönülmesi mümkün olmayan kayıplar anlamına geliyor.
Yardımın Önündeki Duvarlar
Uluslararası yardım kuruluşları, güvenlik riskleri ve erişim engelleri nedeniyle ihtiyaç sahiplerine ulaşmakta zorlanıyor. İnsani koridorların güvensizliği, bürokratik engeller ve süregelen çatışmalar, yardımı bir yarışa dönüştürüyor. Bu yarışta zaman, çocukların aleyhine işliyor. Yardım geciktikçe, kurtarılabilecek hayatlar sessizce kayboluyor.
Küresel Vicdanın Sınavı
Sudan’daki kriz, dünyanın dikkatinin dağıldığı anlarda derinleşen bir trajedi olarak karşımızda duruyor. Oysa bu, yalnızca Sudan’ın değil; uluslararası toplumun da sorumluluğu. Ateşkes için diplomatik baskının artırılması, insani yardımların kesintisiz ve güvenli şekilde ulaştırılması hayati önem taşıyor. Aksi halde bin günle sınırlı kalmayan bu savaş, bir neslin geleceğini tamamen karartma riski taşıyor.
Gecikmiş Sessizliğin Bedeli
Sudan’da çocuklar, henüz adını koyamadıkları bir savaşın en ağır bedelini ödüyor. Onların suskunluğu, dünyanın duyması gereken en yüksek çığlık. Bugün atılmayan her adım, yarın telafisi mümkün olmayan bir kayıp olarak tarihe yazılacak. Sudan, artık yalnızca yardıma değil; kararlı, hızlı ve vicdanlı bir küresel iradeye ihtiyaç duyuyor. TRT WORLD 👈
