Kutup rüzgârları artık yalnızca sessizliği taşımıyor. Buzulların altında, yüzyıllardır donmuş gibi görünen bir satranç tahtası yeniden kuruluyor. Grönland… Haritalarda beyaz bir boşluk gibi duran bu devasa ada, bugün küresel güç mücadelesinin en soğuk ama en sert cephelerinden biri hâline gelmiş durumda. İngiliz ordusunun Kuzey Atlantik hattında artan askeri faaliyetleri ise bu büyük kuşatmanın yeni perdesini aralıyor.
Soğuk Coğrafya, Sıcak Hesaplar
Grönland, sadece bir ada değildir; Kuzey Kutbu’nun kalbinde duran stratejik bir kilittir. Eriyen buzullar, açılan yeni deniz yolları ve yeraltında saklı devasa doğal kaynaklar, bu coğrafyayı jeopolitiğin merkezine taşımıştır. Enerji, nadir toprak elementleri ve askeri üstünlük… Hepsi bu beyaz örtünün altında sabırla beklemektedir.
İngiltere’nin bölgede artan askeri varlığı, “savunma” ve “müttefik güvenliği” söylemleriyle sunulsa da, esas mesele Arktik hâkimiyetidir. Zira Arktik, geleceğin ticaret yollarını, enerji güvenliğini ve askeri dengeyi belirleyecek yeni dünyanın kapısıdır.
İngiliz Ordusu Neden Grönland Yolunda?
Londra’nın hamlesi tesadüf değildir. NATO’nun kuzey kanadı yeniden şekillenirken, İngiltere kendisini bu hattın öncü aktörlerinden biri olarak konumlandırmak istemektedir. Rusya’nın Arktik’teki askeri üsleri, Çin’in “yakın Arktik devlet” söylemiyle bölgeye sızma çabaları, Batı bloğunu harekete geçirmiştir.
İngiliz donanması ve özel birliklerinin Kuzey Kutbu’na yönelik eğitimleri, buz altı operasyon kabiliyetleri ve denizaltı faaliyetleri; artık bu savaşın görünmeyen, sessiz ama son derece yıkıcı bir karakter taşıdığını göstermektedir.
Büyük Kuşatma: Sessiz Bir Çevreleme
Grönland üzerinden kurulan askeri hat, yalnızca bir adayı değil; Rusya’nın kuzeyden çevrelenmesini, Çin’in Arktik hayallerinin sınırlandırılmasını ve Atlantik–Arktik geçişinin Batı kontrolünde tutulmasını hedeflemektedir. Bu, klasik bir cephe savaşı değil; uzun soluklu bir stratejik kuşatmadır.
Radarlar, uydu sistemleri, denizaltılar ve insansız araçlar… Hepsi buzların altındaki bu sessiz savaşın askerleridir. Burada atılan her adım, yıllar sonra küresel güç dengelerini belirleyecek bir zincirin halkasıdır.
İnsanlık İçin Soğuk Bir Uyarı
Bu büyük hesaplaşma yalnızca devletleri ilgilendirmiyor. Arktik’te artan askeri hareketlilik, zaten kırılgan olan ekosistemi daha da tehdit ediyor. Buzullar erirken, insanlık sadece doğayı değil, geleceğini de kaybetme riskiyle karşı karşıya kalıyor.
Silahların gölgesinde şekillenen bir Arktik düzeni, barıştan çok kontrolü; iş birliğinden çok tahakkümü çağrıştırıyor.
Sonuç: Beyaz Sessizliğin İçindeki Fırtına
Grönland bugün sessiz görünebilir. Ancak bu sessizlik, yaklaşan fırtınanın habercisidir. İngiliz ordusunun kuzeye yönelen adımları, buzların altındaki savaşın artık inkâr edilemeyecek bir gerçek olduğunu gösteriyor.
Ve tarih bize şunu fısıldıyor:
Savaş her zaman gürültüyle başlamaz. Bazıları sessizlik içinde, buzların altında büyür.
