Pep Guardiola’dan Filistin Mesajı: Sessizliğin Ağırlığı ve Ahlaki Sorumluluk

Pep Guardiola’dan Filistin Mesajı: Sessizliğin Ağırlığı ve Ahlaki Sorumluluk

Bazı cümleler vardır; bir basın toplantısında söylenir ama bir çağın vicdanına yazılır. Pep Guardiola’nın Filistin için kurduğu şu sözler de onlardan biridir:
“Onları yalnız bıraktık, terk edilmiş bıraktık.”

Bu ifade, yalnızca bir teknik direktörün kişisel görüşü değil; modern dünyanın, özellikle de küresel kamuoyunun içine düştüğü ahlaki boşluğun kısa ve sarsıcı bir özetidir.

Sporun Ötesinde Bir Ses

Guardiola, futbol dünyasında başarılarıyla olduğu kadar entelektüel derinliği ve etik hassasiyetiyle de tanınan bir figürdür. Onun Filistin’e dair sözleri, sporun “tarafsız alan” olduğu iddiasını sorgulayan güçlü bir duruşu temsil eder. Çünkü bazı acılar, tarafsız kalındığında daha da derinleşir.

Guardiola’nın mesajı, bombaların gürültüsünden değil; küresel sessizliğin ağırlığından bahseder. “Yalnız bırakmak”, yalnızca fiziksel bir terk ediş değildir. Bu, görmezden gelmenin, normalleştirmenin ve alışmanın sonucudur.

Küresel Vicdanın Çöküşü

Filistin meselesi, uzun süredir siyasi tartışmaların, diplomatik ezberlerin ve güç dengelerinin gölgesinde ele alınıyor. Ancak Guardiola’nın cümlesi, bu karmaşık dili bir kenara bırakarak doğrudan vicdana sesleniyor.

Bugün yaşanan trajedi, yalnızca Filistin halkının dramı değildir. Aynı zamanda insan hakları söyleminin seçici uygulanmasının, uluslararası hukukun güç karşısında nasıl sessizleştiğinin ve küresel ahlakın nasıl parçalandığının da bir göstergesidir.

Sessizlik de Bir Tutumdur

Guardiola’nın sözlerinin asıl rahatsız edici gücü burada yatıyor:
Sessizliğin de bir taraf olduğu gerçeği.

“Onları terk ettik” ifadesi, suçu yalnızca devletlere ya da kurumlara yüklemez. Toplumları, medyayı, kanaat önderlerini ve hatta sıradan bireyleri de bu sorumluluğun içine dâhil eder. Çünkü uzun süren bir adaletsizlik karşısında susmak, zamanla o adaletsizliğin parçası hâline gelir.

Ahlaki Cesaretin Gerekliliği

Guardiola’nın çıkışı, popülerliğin konforuna sığınmayan bir ahlaki ceset örneğidir. Bu tür açıklamalar, kariyer riski taşır; eleştiri, baskı ve etiketlenme ihtimalini beraberinde getirir. Ancak tam da bu nedenle değerlidir.

Bugün dünyada ihtiyaç duyulan şey, daha fazla güç değil; daha fazla ahlaki netliktir. Daha fazla silah değil; daha fazla vicdanlı söz.

Sonuç: Hatırlatılan Bir Gerçek

Pep Guardiola’nın Filistin mesajı, bize rahatsız edici ama kaçınılmaz bir gerçeği hatırlatıyor:
Bir halk yalnız kaldığında, aslında insanlık da biraz daha yalnızlaşır.

Bu sözler, bir çözüm sunmaktan çok bir aynadır. Ve o aynada görünen şey şudur: Adalet, yalnızca güçlüler için işletildiğinde, geriye yalnızca terk edilmiş insanlar ve ağır bir sessizlik kalır.

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski