Sudan: Sessizliğin Çığlıkları Arasında Çöken Bir Ülke

Sudan: Sessizliğin Çığlıkları Arasında Çöken Bir Ülke

Darfur’dan Kordofan’a Yayılmaya Devam Eden Savaşın Derinleşen Gölgeleri**

Sudan’ın üzerine çöken karanlık, artık yalnızca ufukta beliren bir fırtınanın habercisi değil; toprakların damarlarına, şehirlerin sokaklarına, insanların ruhlarına işleyen bir çöküşün kendisi. Darfur’da başlayan ve ülkenin batısından iç bölgelere doğru yayılan çatışmalar, paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri’nin (RSF) amansız saldırılarıyla yeni bir evreye sürükleniyor. Kordofan’a uzanan ateş hattı, Sudan’ın kader defterine bir kırılma daha ekliyor.

TRT World’den Pınar Nişasta’nın sahadaki gözlemleri, durumun yalnızca askerî bir çatışma değil, aynı zamanda insani bir yıkım olduğunu tüm çıplaklığıyla gösteriyor. Sudan, bugün dünyanın en derin, en acı verici krizlerinden birini yaşıyor; savaşın görünmez elleri artık yalnızca belli bölgeleri değil, bir ulusun tüm ruhunu boğuyor.


Darfur: Haritaların Silindiği, İnsanlığın Sınandığı Bir Bölge

Bir zamanlar çöl rüzgârlarının taşıdığı özgürlük hissiyle bilinen Darfur, bugün dumanların göğe yükseldiği, evlerin küle döndüğü, insanların ise toprağın sessizliğinde kaybolduğu bir coğrafyaya dönüşmüş durumda. RSF’nin saldırıları, yalnızca silahlı bir ilerleyiş değil; köyleri boşaltan, şehirleri susturan, binlerce insanı hayatta kalma mücadelesine iten bir felaket zinciri.

Yeni tanıklıklar, toplu katliamların, toplu açlığın ve toplu göçlerin artık günlük hayatın parçasına dönüştüğünü gösteriyor. Çocukların açlıktan zayıfladığı, yaşlıların yürüyemez hâlde geride kaldığı, ailelerin paramparça edildiği bu sahneler, Sudan’ın acısının sınırlarını yeniden çiziyor.

Darfur’da yaşananlar, artık uluslararası hukukun soğuk tanımlarıyla tarif edilemeyecek kadar derin; bu, bir halkın sessizliğe gömülen feryadıdır.


Savaşın Yeni Durağı: Kordofan

Kuzey ve Güney Kordofan, Sudan’ın iç dengeleri açısından kritik bölgelerdi. Fakat bugün bu bölgeler, savaşın ikinci büyük ateş çemberi hâline geliyor. RSF’nin Darfur’dan doğuya doğru ilerleyişi, Sudan ordusunun geri çekilmek zorunda kalmasıyla hız kazanıyor.

Kordofan’ın şehirleri, bir zamanlar mütevazı bir ticaretin ve tarımsal üretimin merkezleriydi. Şimdi ise:

  • Boşaltılmış mahalleler
  • Gıdaya erişimin çöktüğü pazarlar
  • Kendilerine yer arayan göçmen kafileleri
  • Bombardımanın uğultusuyla sarsılan sokaklar

Bu manzara, Sudan’ın yeniden şekillenen savaş haritasında artık yeni bir kırmızı bölge olduğunu gösteriyor.


Bir Ulus Dizlerinin Üzerinde: İnsani Krizin Boyutları

Sudan, halihazırda dünyanın en büyük iç göç ve açlık krizlerinden birini yaşıyordu. Fakat savaşın yayılması, mevcut acıları katman katman büyütüyor.

• 8 milyondan fazla insan yerinden edildi.

Yollar, kamplara doğru ilerleyen bitkin kalabalıklarla dolu.

• Açlık kırılma noktasında.

Bazı bölgelerde insanlar yalnızca günde bir öğün bulabiliyor; bazılarıysa onu dahi bulamıyor.

• Sağlık sistemi çökme noktasına geldi.

Hastanelerin çoğu kapanmış durumda; olanlar ise ilaçsız, elektriksiz ve kapasitesinin çok üzerinde çalışıyor.

• Çocuklar savaşın en ağır yükünü taşıyor.

Eğitim durmuş, gelecekleri sisli, hayatları ise tehdit altında.

Bu tablo, Sudan’ı yalnızca bir çatışmanın değil, aynı zamanda bir varlık-yokluk mücadelesinin içine sürüklüyor.


Uluslararası Sessizlik: Bir Halkın Kaderi mi, Dünyanın Körlüğü mü?

Sudan’daki savaş, çoğu zaman küresel gündemin gölgesinde kalıyor. Oysa bugün burada yaşananlar, yalnızca bölgesel bir çatışma değil; insanlığın ortak vicdanını sınayan büyük bir trajedi. Krizin derinliği, uluslararası toplumun yavaşlığıyla çarpışırken Sudan halkı yalnızlığa terk edilmiş bir ulus gibi görünüyor.

Dünya, bu sessizlikle, Sudan’ın karanlığa sürüklenişine tanıklık ediyor.


Sonuç: Sudan’ın Ateşle İmtihanı

Sudan bugün, tarihinin en ağır dönemlerinden birini yaşıyor. Darfur’dan Kordofan’a uzanan savaş, bir ülkenin çöküşünü yalnızca siyah harflerle değil, insanların gözlerindeki umutsuzlukla yazıyor. Fakat yine de Sudan halkının içindeki direniş kıvılcımı tamamen sönmüş değil. Her parçalanan şehirde, her boşalan evde, her yitip giden hayatta bir dayanma iradesi saklı.

Sudan’ın yarınları hâlâ belirsiz. Ama bugün yaşananlar, tarihin karanlık sayfalarına yazılacak kadar ağır ve unutulmayacak kadar derin.

Ve dünya hâlâ bakıyor…
Ama duymuyor.


Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski