Bir Çocuğun Feryadı, Bir Yıldızın Gözyaşı: Gazze’den Yükselen Vicdan Çağrısı

Bir Çocuğun Feryadı, Bir Yıldızın Gözyaşı: Gazze’den Yükselen Vicdan Çağrısı

 

Bir Çocuğun Sözü, Bir Dünyanın Sessizliğini Yardı

Gazze’den yükselen bir çocuk sesi, betonun, dumanın ve istatistiklerin arasından geçerek dünyanın öbür ucuna ulaştı. Sözleri ne uzun bir nutuktu ne de süslü bir manifesto. Ama hakikatin çıplaklığıyla konuşuyordu. İşte o birkaç cümle, sinemanın efsane isimlerinden Jackie Chan’i gözyaşlarına boğdu; vicdanın küresel bir sınavdan geçtiği bu çağda, sessiz kalmanın ağırlığını bir kez daha hatırlattı.

Uluslararası basın ve sosyal medyada yer alan paylaşımlara göre, Gazze’de yaşayan bir çocuğun “Biz çocuk olmak istiyoruz, hayatta kalmak değil” anlamına gelen sözleri, Chan’in katıldığı bir etkinlikte izletilen kısa bir video aracılığıyla gündeme geldi. Jackie Chan’in tepkisi yalnızca duygusal değildi; o an, bir sanatçının insanlığa karşı sorumluluğunu omuzlarında hisseden bir tanıklığa dönüştü.

Chan’in gözyaşları, kameraların önünde donup kalmış bir duygusallık değildi. Ardından gelen açıklamalarında, savaşın masumlar üzerindeki yıkıcı etkisine dikkat çektiği, sivillerin—özellikle çocukların—hiçbir koşulda hedef olamayacağını vurguladığı aktarıldı. İsrail’e yönelik eleştirileri, herhangi bir halkı değil, bir politikayı hedef alıyordu: Gücün, hukukun ve vicdanın önüne geçmesine itiraz.

Bu çıkış, alışıldık bir ünlü açıklamasından daha fazlasını ifade ediyordu. Jackie Chan, yıllar boyunca filmlerinde adalet, dayanışma ve korunması gereken masumiyet temalarını işlemiş bir isim. Gazze’deki çocuğun sözleri, bu temaları gerçek dünyanın acımasız perdesine taşıdı. Bir aktörün sesi, bir çocuğun haykırışıyla birleştiğinde, sanat ile hakikat arasındaki mesafe ortadan kalktı.

Elbette bu tür çıkışlar hemen tartışmaları da beraberinde getirdi. Kimileri bunun “siyasete karışmak” olduğunu söylerken, kimileri de tam aksine, insan kalmanın asgari şartı olarak değerlendirdi. Ancak tarihin terazisi genellikle şunu gösterir: Zulüm karşısında tarafsızlık, çoğu zaman zulmün yanında durmaktır.

Gazze’deki çocuk, belki adını bile bilmediğimiz milyonlarca çocuktan biriydi. Ama söylediği birkaç kelime, küresel vicdanın kapısını araladı. Jackie Chan’in gözyaşları ise şunu hatırlattı: Güçlü olan, susabilen değil; susmamayı göze alandır.

Bugün dünyaya düşen görev açıktır. Çocukların sözlerini haber aralarına sıkıştırıp unutmamak, gözyaşlarını bir anlık duygusallıkla geçiştirmemek. Çünkü bir çocuğun hayatta kalmak yerine çocuk olmak istemesi, insanlığın en sade ve en ağır talebidir. Ve bu talep, duyulmadıkça hiçbir zafer gerçek olmayacaktır.

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski