Kentler yalnızca taş, toprak ve sınırlarla var olmaz; isimleriyle hafızaya kazınır, zamanın ruhunu taşırlar. Kobani adı da böyle bir isimdir: Bir coğrafyanın değil, bir çağın adıdır. Rayların gürültüsüyle doğmuş, dillerin ve kültürlerin kesişiminde şekillenmiştir.
Demiryoluyla Gelen İsim
Kobani’nin hikâyesi, 20. yüzyılın başlarında Osmanlı İmparatorluğu’nun modernleşme hamlelerinden biri olan Bağdat Demiryolu Projesi ile başlar. Alman sermayesi ve mühendisliğiyle inşa edilen bu stratejik hat, Anadolu’yu Mezopotamya’ya bağlamayı amaçlamış; geçtiği her noktada yalnızca ticareti değil, yeni yerleşimleri de doğurmuştur.
Bugünkü Kobani’nin bulunduğu bölgede kurulan demiryolu istasyonu, Alman şirketi tarafından işletilmiştir. Yerel halk, bu yabancı işletmeyi kendi dil dünyasında “Company / Kompani” olarak adlandırmıştır. Zamanla bu kelime, ağızdan ağıza aktarılarak “Kobani” biçimini almış ve mekânın adı haline gelmiştir. Böylece bir şirket adı, bir kentin kimliğine dönüşmüştür.
Ayn el-Arab’dan Kobani’ye
Tarihsel kaynaklarda kentin eski adı Ayn el-Arab olarak geçer. Arapça’da “Arap Pınarı” anlamına gelen bu isim, bölgenin doğal su kaynaklarına ve yerleşim geleneğine işaret eder. Ancak modern çağ, eski isimlerin üzerine yeni katmanlar ekler. Kobani adı da bu dönüşümün ürünüdür: Geleneksel coğrafi adlandırmadan, sanayi ve ulaşım merkezli modern bir kimliğe geçişin simgesi.
Kürtçede kullanılan Kobanê adı da aynı kökten gelir. Bu durum, ismin herhangi bir etnik ya da dini referanstan değil; tarihsel bir temas anından, yani demiryolu ve sanayiyle kurulan ilişkiden doğduğunu açıkça ortaya koyar.
Bir Çağın Tanığı Olarak Kobani
Kobani adı, bize şunu hatırlatır: Tarih bazen imparatorların fermanlarıyla değil, bir istasyon tabelasıyla yazılır. Bu isim, Almanca bir kelimenin Arapça ve Kürtçe telaffuzlarla yeniden şekillenmesidir. Dolayısıyla Kobani, tek bir kimliğe indirgenemeyecek kadar çok katmanlıdır.
Bu yönüyle Kobani, Ortadoğu’nun genel kaderini yansıtır:
Farklı dillerin, kültürlerin ve güçlerin aynı coğrafyada iz bırakması…
Bir ismin içinde bile küresel siyaset, ticaret ve modernleşme saklıdır.
Sonuç: Raylar Üzerinde Taşınan Hafıza
Kobani’nin adı, etnik bir iddiadan çok tarihsel bir tanıklıktır. Demiryolunun geçtiği yerde doğmuş, modern dünyanın bölgeye bıraktığı sessiz bir mühür olmuştur. Bugün Kobani denildiğinde akla yalnızca bir şehir değil; geçmişle bugün arasında uzanan bir hat gelir.
Raylar paslanabilir, istasyonlar yıkılabilir;
ama isimler kalır.
Kobani, zamanın içinden geçerek bugüne ulaşan bir kelimedir—
ve her kelime gibi, kendi hikâyesini fısıldar.
